Tabii arada onlarca yüzlerce binlerce yemek içmek noktası.
26 Şubat 2012 Pazar
Bangkok Günleri #4: Chatuchak Pazarı
Tabii arada onlarca yüzlerce binlerce yemek içmek noktası.
Bangkok Günleri #3: Lumpini Park Canavarı
24 Şubat 2012 Cuma
Bangkok Günleri #2: Sokak Yemeği
Bangkok Günleri #1: Deliricem Sıcaktan
Esas anlamadığım, devletin resmi meteroloji sayfasında 28C (yazı ile yirmisekiz derece) için COOL yazıp anoraklı adam resmi koyan bir zihniyet neden Air Conditionları bu kadar açıyor?
22 Şubat 2012 Çarşamba
Bu Esnada Taylandda...
Sukhothai #2

Görmek istediğim tüm noktaları görmem akşamın 18:00 ını getirmişti. Bu esnada tshirtüm herhalde 10 defa sırılsıklam oldu tekrar kurudu tekrar sırılsıklam oldu. Kaç defa gözlerim döndü, hah bayılıyorum dedim sıcaktan hatırlamıyorum. Ama tüm o yol yorgunluğuna değdi. BKK a otobüsüm akşam 22 de. O saate kadar dün akşam kaldığım pansiyona gidip beklerim. Çok geveze bir yaşlı sahibesi var, Bana uzun uzun tayca birşeyler anlatıp duruyor, sonra gülüyor. Ne yapalım ben de gülerim artık.
Sukhothai
Hoş Chiang Mai den buraya gelmek daha kolay olurdu ama yine de görmeden gitmeyeyim diye BKK'dan otobüse atlayıp geldim. Pansiyon maceramı daha önce yazmıştım, sabah kalktım, bisikletimi aldım ve harabelerin arasına daldım. Eserlerin büyük kısmı merkezi duvarların arasında odaklanmış durumda. Bu yüzden gezmesi kolay oldu. Çok bakımlı, yepyeşil çimler, arada ufak göller, göllerin üzeri kıpkırmızı nilüferler, ve çok turist olmasına rağmen, çok eser olduğu için kendi başına kalabiliyorsun tapınaklarda.
Merkezi duvarların dışındaki tapınaklara ulaşmak daha zordu. Buradaki eserler çok dağınık oldukları için bazen yirmi dakika gölgesiz güneşin altında pedal çevirmek gerekiyordu tarlaların, ormanların arasından. Beyne güneş geçtikce su satan insanların yanında duruyor, litrelerce su alıyor, kafamdan aşağı boşaltıyordum. Onlarda bu manzara karşısında çok gülüyorlardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)